Halka açık alanlarda yüz maskesi takmak, hem bulaşıcı damlacıkların solunmasını hem de daha sonra solunmasını ve yayılmasını önleyerek bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını engelleyebilir1. Solunum yolu virüslerinin bulaşma riskini azaltmanın etkisi tartışmalı olsa da, maske takmak, toplumdaki insanların günlük yaşamda bireyler arasında damlacıkların yayılmasını önlemek için seçtikleri başlıca yollardan biri olmaya devam etmektedir 2,3,4.
Farklı maske tipleri, ekspiratuar direnci ve inspiratuar direnci artırmada farklı etkilere sahiptir5. Bu arada, bir solunum yolu hastalığı salgını sırasında, insanların (sağlıklı insanlar ve kardiyopulmoner hastalıkları olan hastalar dahil) günlük aktivitelerini gerçekleştirmek için uzun süre maske takmaları gerekebilir. Bununla birlikte, maske takmanın kardiyopulmoner fonksiyon üzerindeki etkisine dair çok az çalışma vardır.
Kardiyopulmoner egzersiz testi (CPET), artan yük ile egzersiz sırasında vücudun kardiyopulmoner fonksiyonunun çeşitli parametrelerini yansıtarak kardiyovasküler rehabilitasyon risk değerlendirmesinin önemli bir aracıdır ve kardiyopulmoner rezerv testi için altın standart olarak kabul edilir2. Sağlıklı genç deneklerin kardiyopulmoner fonksiyon parametrelerindeki değişiklikleri incelemek, maskelerin kardiyorespiratuar rezerv ve egzersiz dayanıklılığı üzerindeki müdahalesini yeni bir metodolojik bakış açısıyla değerlendirmek için farklı koşullar altında (maske takma ve maske çıkarma) CPET'i kullanıyoruz. FFP2/N95'in viral enfeksiyonlara maruz kalmayı azaltmada cerrahi maskelerden daha etkili olduğu öne sürülse de, tıbbi-cerrahi maskelerin elde edilmesi ve kullanılması FFP2/N95 yüz maskelerinden daha uygun ve yaygındır. Bu nedenle, bu çalışma sadece tıbbi cerrahi maskelerin kardiyopulmoner fonksiyon üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.