$$\rightleftharpoonup{xx}$$
$$\longleftharp{xx}$$,
$$\longrightharp{xx}$$,
Son yıllarda, biyomoleküler floresan sensörlerin yaygınlaşması, moleküler biyolojide fiber fotometrinin kullanımını teşvik ederek in vivo kaydıkolaylaştırmıştır 1. Bu ilerleme, beyindeki nöronal aktivite değişikliklerinin gerçek zamanlı izlenmesini sağlar. Optogenetiğin entegrasyonu, nöronal manipülasyona izin vererek, optik fiberi basitçe yerleştirerek optogenetik ve optik fiber kaydını anında gerçekleştirme avantajını sunar. Viseral fonksiyon kaydı ile birleştirilen bu yöntem, akupunkturun nöronal aktivite modifikasyonları yoluyla viseral fonksiyonları nasıl modüle ettiğini gözlemlemek için iyi bir zamansal çözünürlük ve çekirdek düzeyinde hedefleme sunar.
Çok sayıda çalışma, akupunkturun gastrointestinal fonksiyon 2,3,4 üzerindeki belirgin düzenleyici etkisini göstermiştir, ancak kesin merkezi mekanizmalar belirsizliğini korumaktadır. HuangDiNeiJing gibi birçok eski Çin tıp kitabı, ST36'nın (diz ekleminin arkasındaki yan tarafta, caput fibula5'ten yaklaşık 2 mm aşağıda) gastrointestinal hastalıkları tedavi etmek için sıklıkla kullanıldığını da kaydetmiştir. Son çalışmalar, gastrik fizyolojik süreçlerde (örneğin, beslenme davranışı6, yemeyi bırakma7, iştah bastırma8) ve patolojik süreçlerde (örneğin, mide ağrısı9, mide disfonksiyonu10) yer alan çekirdeklerin parasubtalamik çekirdeği (PSTn), dorsal rafe çekirdeğini (DRN), lateral parabrakiyal çekirdeği (LPB), soliter yolun çekirdeğini (NTS) ve vagusun dorsal motor çekirdeğini (DMV) kapsadığını göstermiştir. Çalışmalar, ST36'daki elektroakupunkturun DMV'deki c-Fos+ hücrelerinin sayısını artırabildiğini ve böylece NTS11'in kaudal alt çekirdeğindeki c-Fos+ ekspresyonunu artırabildiğini göstermiştir. Ek olarak, Parasentriküler çekirdeğin (PBN) parasentriküler nükleer kompleksin bileşiminde yer aldığı, gastrointestinal sinyaller12,13 gibi viseral duyusal bilgilerin entegrasyonunda önemli bir rol oynayan medulla oblongata NTS'ye yansıyabileceği belgelenmiştir. Yukarıdaki bilgiler, akupunkturun potansiyel olarak mide motilitesini modüle edebileceğini, PBN Glu-NTS Glu-DMV ChAT nöral devresi ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Glutamaterjik nöronlar öncelikle LPB ve NTS14'te yer alırken, kolinerjik nöronlar esas olarak gastrik fizyolojik ve patolojik süreçler sırasında DMV'de yer alır15. Akupunkturun nöral devreler ve viseral fonksiyonlar üzerindeki düzenleyici etkilerinin araştırılması, akupunktur mekanizmalarının daha net anlaşılmasını sağlayabilir ve viseral hastalıklarda klinik akupunktur müdahaleleri için teorik destek sağlayabilir.
Bununla birlikte, teknik sınırlamalar nedeniyle, viseral fonksiyonları modüle etmede elektroakupunkturun nöral devre mekanizmalarını araştıran sınırlı araştırma yapılmıştır. Bu nedenle, bu çalışma, ayrıntılı virüs enjeksiyonu sürecini tanıtmak için basitleştirilmiş kılavuzlar sunmaktadır. Özellikle, bu yazıda açıklanan metodoloji, akupunkturun çeşitli viseral fonksiyonları düzenlemesinde rol oynayan devre mekanizmalarını aydınlatmak için kullanılabilir.
Bu nedenle, bu çalışma, kalsiyum görüntüleme kaydı için optogenetiği fiber fotometri ile birleştirerek akupunkturun PBNGlu-NTS Glu-DMV ChAT nöral devresi ile ilişkili olabilecek gastrik motilite üzerindeki düzenleyici etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Amaç, kalsiyum görüntüleme ve optogenetik senkronizasyon için bir protokol oluşturmak, viseral fonksiyon ve nöral devreleri araştırmak için yeni bir araştırma çerçevesi sunmaktır.