29 Mart 2024
Bu protokol, başa sabitlenmiş davranış deneyleri sırasında kas aktivitesini kaydetmek için farelerin ön ayak kaslarına elektromiyografik (EMG) elektrotların el imalatını ve cerrahi implantasyonunu açıklar.
Birincil ve ikincil motor korteks olarak adlandırılan fare motor korteksinin parçalarının, farklı hareket türleri sırasında kas aktivitesini etkilemek için birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğiyle ilgileniyorum. Bu nedenle, hem birincil hem de ikincil motor korteksin omuriliğe projeksiyon yaptığını biliyoruz, ancak hareketi farklı şekilde nasıl etkiledikleri açık değil. Bu yüzden, birincil ve ikincil motor korteksi inaktive etmenin hareket boyunca ön ayak kas aktivitesi üzerindeki etkilerini karşılaştırmak ve hareketi farklı şekilde nasıl kontrol ettiklerini anlamak için bu protokolü kullanıyorum.
Ön ayak kası EMG'sinin kullanımı, farklı motor sistem bölgelerinin optogenetik inaktivasyonunun motor output üzerindeki etkisini ölçmemizi sağlamıştır. Örneğin, kaslar üzerindeki doğrudan motor kortikal etkinin, belirli motor davranışlara ve bu davranışlar sırasındaki belirli kas aktivite durumlarına özgü olduğunu gösterebildik. Neuropixels gibi yeni büyük ölçekli çoklu elektrot dizileri artık aynı anda birden fazla motor sistem bölgesindeki büyük nöronal popülasyonlardan kayıt yapmamızı sağlıyor.
Bu nöral kayıtlar sırasında EMG kayıtlarının yapılması, bu motor sistem bölgeleri arasındaki etkileşimlerin kas aktivite durumuna nasıl bağlı olduğunu karakterize etmemizi sağlayacaktır.
Bu çalışma, farelerin ön kol kaslarına elektromiyografik (EMG) elektrotların el ile imalatı ve cerrahi implantasyonuna yönelik bir protokolü detaylandırmaktadır. Amaç, primer ve sekonder motor kortekslerin hareket üzerindeki farklı kontrol mekanizmalarını anlamak için kafa sabitlenmiş davranış deneyleri sırasında kas aktivitesini kaydetmektir.
Kafası sabitlenmiş farelere kronik EMG elektrodu implantasyonu, tanımlanmış davranışsal ve nöral manipülasyonlar sırasında kas aktivitesinin yüksek çözünürlüklü ve boylamsal ölçümüne olanak tanır. Bu yetenek, nöral devre sorgulamasını kantitatif motor çıktı ile ilişkilendirerek, motor sistem araştırmalarında mekanistik risk azaltma ve hedef doğrulama süreçlerini destekler. Bu yaklaşım, translasyonel nörobilim ve nöromüsküler hedef portföyleri için öngörü güvenilirliğini artırır.
Bu yöntem, nöral devre fonksiyonunun ve bunun in vivo kas aktivitesi üzerindeki etkisinin hipotez odaklı test edilmesine olanak sağlayarak, keşiften preklinik aşamaya kadar olan sürekliliğe entegre olur.